Diyarbakır'ın kaç tane adı var ?

Berk

New member
Diyarbakır’ın Kaç Tane Adı Var? Bir Şehrin İsminin Peşine Düşen Akşam

Geçenlerde Diyarbakır hakkında konuşurken konu bir anda şehrin adına geldi. Masada herkesin bildiği bir isim vardı: Diyarbakır. Ama birkaç dakika sonra fark ettik ki, aslında tek bir şehirden değil, yüzyıllar boyunca farklı insanların farklı dillerde söylediği birkaç isimden söz ediyorduk.

“Peki bu şehrin gerçekten kaç tane adı var?” diye sordum.

Kimse hemen cevap veremedi.

Sonra masadaki arkadaşlardan Murat telefonu çıkarıp araştırmaya başladı. Elif ise gülerek, “Sadece internette bulduğun ilk listeye bakma. Bir şehrin adı, bazen tarih kitabındaki bir kelimeden çok daha fazlasıdır,” dedi.

O cümle, konuyu bizim için değiştirdi.

Çünkü birkaç eski ismi peş peşe sıralamak yerine, Diyarbakır’ın isimlerinin neden değiştiğini düşünmeye başladık. Kimler geldi? Kimler burada yaşadı? Hangi devletler şehri yönetti? İnsanlar birbirine bu şehri hangi adla anlattı?

Ve ortaya oldukça ilginç bir hikâye çıktı.

İlk Kapı: Amid ve Amida

Diyarbakır’ın bilinen en eski adlarından biri Amid. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Diyarbakır tarihçesinde, şehrin adının Asur kaynaklarında Amidi biçiminde geçtiği; Yunanca ve Latince kaynaklarda ise Amido veya Amida olarak kullanıldığı belirtiliyor. Diyarbakır Valiliği de şehrin Asur kaynaklarında Amid, Roma kaynaklarında Amida olarak geçtiğini aktarıyor. Diyarbakır Kültür ve Turizm Müdürlüğü+1

Murat bunu okuyunca:

“Demek ki daha en başından beri aynı kelimeyi herkes aynı şekilde söylemiyormuş,” dedi.

Elif hemen karşılık verdi:

“Zaten mesele tam olarak bu. Şehrin ismini tek bir kişinin koyduğu bir tabela gibi düşünürsek hikâyeyi kaçırırız.”

Haklıydı.

Çünkü Amid ve Amida, farklı dönemlerin ve dillerin şehri adlandırma biçimlerini gösteriyor. Encyclopaedia Iranica da Amida’yı bugünkü Diyarbakır ile özdeşleştiriyor ve şehrin antik çağlarda önemli bir kavşak üzerinde bulunduğunu belirtiyor. İranica Online

Bir süre haritaya baktık.

Dicle’nin kenarında yükselen bu şehir, gerçekten de sıradan bir yerleşim yeri gibi görünmüyordu. Ticaret yollarının, orduların, göçlerin ve farklı kültürlerin kesiştiği bir noktadaydı.

Belki de ilk ders burada saklıydı:

Bir şehrin adı değişiyorsa, bu her zaman şehrin değiştiği anlamına gelmez. Bazen şehrin çevresindeki dünyanın değiştiğini gösterir.

Bir Şehrin Surlarından Geçen Tarih

Ertesi gün konuşmaya devam ettik. Bu kez mesele isimlerden çıkıp şehrin kendisine geldi.

Murat daha stratejik bir noktadan yaklaştı:

“Bu kadar farklı devletin ilgisini çekmesinin sebebi belli. Konumu çok önemli. Böyle bir yerde bulunan şehir doğal olarak savunma, ticaret ve yönetim açısından değerli olur.”

Gerçekten de Diyarbakır’ın konumu tarih boyunca belirleyici olmuştu. Encyclopaedia Iranica, Amida’nın kuzey-güney ve doğu-batı yönündeki önemli yolların kesiştiği bir bölgede bulunduğunu aktarıyor. Şehrin Roma ve Sasani dünyaları arasındaki mücadelelerde önemli bir merkez hâline gelmesi de bununla bağlantılıydı. İranica Online+1

Fakat Elif başka bir noktaya dikkat çekti:

“Haritadaki konumu anlatıyoruz ama orada yaşayan insanları unutuyoruz. Bir şehir sadece yolların kesiştiği nokta değildir.”

İşte o anda konu daha ilginç bir hâl aldı.

Çünkü bir şehrin stratejik konumu, tarih kitaplarında orduların hareketleriyle anlatılabilir. Fakat aynı şehirde yaşayan insanlar için mesele bambaşkadır.

Onlar için şehir;

bir ev,

bir sokak,

bir pazar,

bir ibadethane,

bir komşu,

bir aile hikâyesi,

bir çocukluk hatırası demektir.

Dolayısıyla isim değişiklikleri yalnızca devletlerin ve yöneticilerin hikâyesi değildir. Halkın günlük hayatında da karşılığı vardır.

Kara-Amid Nereden Çıktı?

Araştırmayı biraz daha derinleştirince başka bir adla karşılaştık:

Kara-Amid.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tarihçe sayfasında şehir için tarih boyunca Amida, Amid, Kara-Amid, Diyar-Bekr, Diyarbekir ve Diyarbakır adlarının kullanıldığı belirtiliyor. Diyarbakır Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Murat hemen not aldı.

“Tamam, sayı yükseliyor.”

Gülüştük.

Ama aslında burada dikkat edilmesi gereken şey isimlerin sayısından çok, isimlerin nasıl katmanlaştığıydı.

Çünkü bugün “Diyarbakır’ın kaç adı var?” diye sorulduğunda tek bir kesin rakam vermek biraz yanıltıcı olabilir. Tarih boyunca kullanılan biçimler, farklı dillerdeki karşılıklar ve yazım farklılıkları hesaba katıldığında liste genişleyebilir.

Bu nedenle daha güvenli bir ifade şu:

Diyarbakır’ın tarih boyunca kullanılan başlıca adları arasında Amid, Amida, Kara-Amid, Diyar-Bekr, Diyarbekir ve Diyarbakır bulunur.

Buradaki “başlıca” kelimesi önemli.

Çünkü tarih, Excel tablosu gibi değildir. Bir satıra bir isim, yanına bir tarih yazıp “tamamlandı” diyemeyiz.

Diyar-Bekr: Şehrin Adına Yeni Bir Hikâye Ekleniyor

Sonra araştırmanın en çok konuştuğumuz kısmına geldik.

Diyar-Bekr veya Diyarbekir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Arap akınları döneminde bölgeye yerleşen Bekr adlı aşiret nedeniyle “Bekr diyarı” anlamında Diyar-ı Bekr adının kullanıldığını belirtiyor. Diyarbakır Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Murat bu noktada hemen bir bağlantı kurdu:

“Yani isim, o dönemde bölgenin siyasi ve toplumsal yapısıyla ilişkili.”

Elif ise daha temkinliydi:

“Evet, ama bir ismin ortaya çıkışını yalnızca tek bir sebebe bağlamamak gerekiyor. Tarih boyunca yer adları farklı kaynaklarda farklı biçimlerde aktarılabiliyor.”

Bu yaklaşım bana daha doğru geldi.

Çünkü tarih araştırırken en kolay hata, karmaşık bir süreci tek cümleyle açıklamaktır.

Oysa bir yer adı bazen;

- bir topluluğun varlığını,

- siyasi hâkimiyeti,

- dil değişimini,

- idari yapılanmayı,

- halkın günlük kullanımını

aynı anda yansıtabilir.

İsimler bu nedenle sadece kelime değildir.

İnsanların şehirle kurduğu ilişkinin izleridir.

İsimlerin Arkasında İnsanlar Var

O akşam sohbet ilerledikçe, farkında olmadan kendi aramızda küçük bir tarih tartışması yapıyorduk.

Murat sürekli “Bu olay nasıl gerçekleşti?” diye soruyor, tarihler ve siyasi gelişmeler arasında bağlantı kuruyordu.

Elif ise “Peki insanlar bundan nasıl etkilendi?” diye soruyordu.

İki yaklaşım birbirini tamamlıyordu.

Murat olayların nedenlerini ve sonuçlarını bir harita üzerinde çözmeye çalışıyordu. Elif ise aynı olayların aileler, komşuluklar, kültürler ve gündelik yaşam üzerindeki etkisini anlamaya çalışıyordu.
 
Üst